Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
altmışar
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Altmış sıfatının üleştirme sayı sıfatı

2. Her birine altmış, her defasında altmışı bir arada olan


altmışarlı
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Altmışar altmışar sıralanmış

2. Her biri altmış birimden oluşan


altmışdörtlük
Anlamı:

1. isim , isim , müzik , müzik , isim , isim , müzik , müzik , Bir notanın altmış dörtte biri değerinde olan nota


altmışıncı
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Altmış sıfatının sıra bildiren biçimi, sırada elli dokuzuncudan sonra gelen


altmışlık
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , İçinde altmış tane bulunan

Örnek:

1. Altmışlık bir paket.

1. Altmışlık bir paket.

2. Altmış yaşında olan veya görünen

Örnek:

1. Altmışlık bir ninenin evinde oda tutmuştum.

1. Altmışlık bir ninenin evinde oda tutmuştum.


alto
Anlamı:

1. isim , isim , müzik , müzik , isim , isim , müzik , müzik , Viyola

2. Kontralto


Lisan : İtalyanca alto

altsız
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Altı olmayan

2. Belden alt kısmında giysi olmayan


altta kalanın canı çıksın
Anlamı:

1. `herkes başının çaresine baksın, gücü yetmeyen ne olursa olsun` anlamında kullanılan bir söz


altta kalmak
Anlamı:

1. herhangi bir iyiliğin karşılığını ödeyememek

2. herhangi bir çatışmada, çekişmede yenilmek


altta yok üstte yok
Anlamı:

1. yoksul, fakir


alttan almak
Anlamı:

1. sert konuşan bir kimseye yumuşak bir dil kullanmak, aşağıdan almak

Örnek:

1. Adam hiç alttan almıyor, o da ona veryansın ediyor.

1. Adam hiç alttan almıyor, o da ona veryansın ediyor.


alttan alta
Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , Gizlice, el altından

Örnek:

1. Sanırım o gece de alttan alta hep bunu düşlüyordum.

1. Sanırım o gece de alttan alta hep bunu düşlüyordum.


alttan güreşmek
Anlamı:

1. gizli gizli yenme yollarını kollamak


Altunhisar
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Niğde iline bağlı ilçelerden biri


Özel: Evet

Telaffuz : altu'nhisar

altuni
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Altın sarısı

2. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bu renkte olan


Lisan : Türkçe altun + Arapça -ī

Telaffuz : altu:ni:

altüst

İlgili Kelimeler:

altüst böreği

Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Çok karışık ve dağınık


Telaffuz : a'ltüst

altüst böreği
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Önce bir yüzü, sonra öbür yüzü kızartılarak pişirilen börek


altüst etmek
Anlamı:

1. alt yüzünü üst yüzüne getirmek

2. çok karışık duruma getirmek, düzenini bozmak

Örnek:

1. Ama tutkunluklarımız yapraklara benzer, en hafif bir rüzgâr altüst edebilir onları.

1. Ama tutkunluklarımız yapraklara benzer, en hafif bir rüzgâr altüst edebilir onları.

3. yıkmak, harap etmek

Örnek:

1. Deprem köyü altüst etti.

1. Deprem köyü altüst etti.

4. huzursuz etmek, rahatsızlık vermek

Örnek:

1. Kalbini altüst eden yeni durumu orada öğrendi.

1. Kalbini altüst eden yeni durumu orada öğrendi.


altüst olmak
Anlamı:

1. çok karışık duruma gelmek

2. üzülmek, tedirgin olmak, yıkılmak

Örnek:

1. Tasarısı birdenbire altüst olan insanlar gibi bakınıyordu.

1. Tasarısı birdenbire altüst olan insanlar gibi bakınıyordu.

3. rahatsızlanmak

Örnek:

1. Yediğim yemekten midem altüst oldu.

1. Yediğim yemekten midem altüst oldu.


altyapı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bir yerleşim yeri veya bir yapı için gerekli olan yol, kanalizasyon, su, elektrik vb. tesisatın tümü

2. Bireyin edindiği bilgi ve deneyim

Örnek:

1. Türk romanı kendini belirleyen altyapı kurumlarının dışında, onlardan ileri bir aşamadadır.

1. Türk romanı kendini belirleyen altyapı kurumlarının dışında, onlardan ileri bir aşamadadır.

3. toplum bilimi , toplum bilimi , toplum bilimi , toplum bilimi , Toplumun ekonomik yapısını oluşturan ve insan bilincinden bağımsız olarak biçimlenen üretim ilişkilerinin hepsi, enfrastrüktür, üstyapı karşıtı


Telaffuz : a'ltyapı

altyapısal
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Altyapı ile ilgili


Telaffuz : a'ltyapısal

Alucra
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Giresun iline bağlı ilçelerden biri


Özel: Evet

Telaffuz : alu'cra

alüfte
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , eskimiş , eskimiş , sıfat , sıfat , eskimiş , eskimiş , İffetsiz, oynak, cilveli (kadın)

Örnek:

1. Onların aftosuna hanımefendi derler, bizim paçozumuzun adı ya alüftedir ya şıllık.

1. Onların aftosuna hanımefendi derler, bizim paçozumuzun adı ya alüftedir ya şıllık.


Lisan : Farsça ālufte

Telaffuz : a:lüfte

alüftelik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Alüfte olma durumu


alümin
Anlamı:

1. isim , isim , kimya , kimya , isim , isim , kimya , kimya , Suda çözünmeyen, 2050 °C'de eriyen, beyaz bir toz olan alüminyum oksit (Al2O3)


Lisan : Fransızca alumine